14 Haziran 2012 Perşembe

Oğuzhan Özyakup


Oğuzhan'ı Alkmaar günlerinden beri takip ederim ve birkaç ay öncesine kadar bu denli yetenekli bir adamı Hollanda'ya kaptırdığımız için üzülüyordum ki; Abdullah Avcı ve ekibinin girişimleri sayesinde Ay yıldızlı formayı seçmesi beni çok mutlu etti.

Arsene Wenger'in genç oyuncular konusunda ne kadar isabetli transferler yaptığını bilmeyen yok. Bu bağlamda bile 15 yaşında Arsenal altyapısına transfer edilen bir adamın potansiyelini görebiliriz. Peki Londra'da geçen 4 sene içinde Oğuzhan ne kazandı?

Aslında reserve takımın birkaç maçını izleyerek bu sorunun cevabını vermek çok güç. Ama yazılı ve görsel basından takip ettiğim kadarıyla daha çok hücum yönü kuvvetli olan Oğuzhan'ın defansif özelliklerini de geliştirerek oyunun iki yönünü de kreatif olarak oynama yetisini geliştirdiği yönünde yazılar okudum.

Daha çok Hollanda under takımlarından takip ettiğim kadarıyla tam bir 10 numara ve ben oyun sitili olarak Zidane'a çok benzetiyorum.

Buraya kadar herşey güzel ama bu denli potansiyeli olduğuna inandığım bir oyuncunun Arsenal'den sonra Türkiye tercihi beni biraz şaşırttı. Kesinlikle Beşiktaş'ın büyüklüğünü sorgulamıyorum, ki bu transfer bence çok büyük bir başarıdır onlar adına ama ben Oğuzhan'ın yerinde olsam önümüzdeki seneyi Championship takımlarından birinde kiralık olarak geçirir ve oyunuma eklemiş olarak Arsenal'e geri dönerdim.

Neyse kariyer planlamasını böyle yaptıysa saygı duyuyorum. Umarım yeteri kadar fırsat verilir ve hem Türk futbolu hem de dünya futbolu çok büyük bir oyuncuyla tanışır.

Haydi Oğuzhan, sana inanıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder